Anaokulu Uyum Süreci (Bahçeşehir Anaokulları, Bahçeşehir’deki Kreşler)
Posted on: March 5, 2017, by : feronia

Bu domain (www.bahcesehiranaokulu.com) satılıktır. Fiyat bilgisi ve İletişim için: domainbul@outlook.com

Okul öncesi eğitim ; çocukların
zihinsel, bedensel ,duygusal ve sosyal
gelişimlerini sistemli bir ortam
içerisinde daha iyi sağlayan ,onlara iyi
alışkanlıklar ve davranışlar kazandıran
yeteneklerinin gelişmesine yardımcı
olan bir eğitim dönemidir. Yaz tatili
bitti ve okullar açıldı. Okul öncesi çocukların okula
uyum sağlamakta güçlük çektikleri
görülmektedir. Anaokulu ,çocuklar için
yeni bir sosyal ortamdır anaokulu
öğrencilerinin bu yeni sosyal ortama
alışması daha zor bir süreç
olabilmektedir. Okula uyumsuzluk
doğal bir süreçtir, ancak bu durumun
süresi önemlidir. Çocuk ilk günlerde
okula gitmek, oyun oynamak
istemeyebilir, ancak kısa süre sonra bu duruma alışır. Okula alışma sürecinin ortadan kaldırılması için zamana
ihtiyaç olduğu gibi, aile ve öğretmen işbirliğinin de sağlanması gerekmektedir. Bu durumu yaşayan çocukların
aileleri neler yapabilir:
1. Burada ilk olarak yapılması gereken, ebeveynlerin soğukkanlı, kararlı ve tutarlı davranması, okul ile işbirliği
içinde çocuğun okula uyumunu sağlamak için çaba sarf etmeleridir. Duygusal davranmak çocuğu eve
getirmek, onun uyumunu geciktirir.
2. Çocuğun anaokulunu reddetmesi halinde, annebaba, büyükanne ve büyükbabadan herhangi birinin
çocuktan yana tutumu ona güç verir ve çocuğun tepkisinin büyümesine sebep olur. Oysa çocuğun katıldığı ilk
sosyal kuruma uyumu önemlidir. O yüzden okula gidişin tüm aile üyelerince desteklenmesi beklenir.
3. Çocuk sabahları okula gelmek istemeyebilir, ağlayabilir karnının, başının ağrıdığını söyleyebilir, kahvaltı
yapmaya nazlanabilir. Burada yapılması gereken kararlı olmak, çocuğa başka seçenekler sunmamak
anneanne, babaanne vb. anlayabileceği bir dille kısa ve öz bir şeklide anaokuluna gitmesi gerektiğini
anlatmaktır. Ayrıca anne-babanın, çocuğa tehditle veya sert bir tutumla yaklaşması ya da onu başkalarıyla
kıyaslaması problemin çözümünü zorlaştırır.
4. Çocuğunuza onu okulda bırakıp gitmeyeceğiniz anlatılmalı, belli bir süre kendisini bekleyeceğiniz konusunda
bilgi verilmeli ve bu söze de mutlaka uymalısınız.
5. Çocuk kendisi için neyin iyi ve doğru olduğunu kavrayabilecek durumda değildir ve bu kararları alma görevi
size aittir. Genellikle çocuklar kreş ya da anaokuluna gelene kadar ağlayıp, gitmek istemeyip kapıdan içeri
girdikleri andan itibaren her şeyi unuturlar. Buradaki önemli noktalardan biride okul kapısında ebeveynin
çocukla vedalaşma sürecini çok uzatmayıp mümkün olduğunca kısa tutmaktır. Onu bıraktığınızda çocuğunuz
ağlamaya başlasa bile gittiğiniz konusunda kararlı davranın. Bu süre uzadıkça birbirinizden ayrılmanız
zorlaşacaktır. Onu öpüp Ben şimdi gidiyorum, deyin ve geri geleceğinizi söyleyin. Bunun ne zaman olacağını
onun bildiği terimler çerçevesinde anlamasını sağlayın. Sonra elinizi sallayıp yolunuza devam edin. İyi
olduğunu kontrol etmek için durup arkaya göz atmayın.
6. Uzun süre okulda beklemeniz, sürekli onunla ilgilenmeniz, çocuğunuza ‘istediği an okuldan
çıkabileceği, istediği an onu okuldan alabileceğiniz’ hissini kazandırır. Bu nedenle anne ve baba olarak okulda
beklemeniz uygun değildir.
7. Uyum sorunu yaşayan çocuğunuz okulda geçirdiği süre içinde sık sık ; Acaba evde neler oluyor, arkadaşlarım
ne yapıyor,kardeşim ne yapıyor, annem babam beni özler mi, oyuncaklarıma bir şey olur mu, anneme bir şey
oldu mu, annem kardeşimle ne yapıyor, gezmeye gittiler mi? gibi soruları aklndan geçirmekte ve
kaygılanmaktadır.Anne ve baba olarak çocuğunuzu rahatlatmanız önemlidir.
8. Çocuğunuz, annem beni okula bıraktı ve gitti diye düşünür. Bu durumda çocuğa sürekli; çocuğum sen şimdi
okula gideceksin, ben evde yemek yapacağım, baban gelecek, oyuncaklarını da merak etme gibi telkinlerde
bulunmanız onu rahatlatacaktır.
9. Çocuğun, mümkünse okula bağımlı olmadığı ebeveyni tarafından götürülmesi de ayrılık sürecini daha da
kolaylaştıracaktır.
10. Öğretmeninden yardım isteyerek sınıf içinde anlaşabileceği arkadaşları ile farklı sosyal ortamlar
oluşturulmalıdır. Bunun için sınıftaki arkadaşlarının aileleri ile iletişime geçebilir ve hafta sonlarında
çocukların 1-2 saat bir arada bulunmaları sağlanabilir.
11. Çocuğunuza karşı anlayışlı olmalısınız.”Bebek misin sen, kocaman adam oldun, korkacak ne var?” gibi
bastırıcı yöntemlerden uzak durmalısınız.
12. Çocuğunuz hata yaptığında onu okul veya öğretmenle korkutursanız, çocuğunuzun öğretmeninden ve
okuldan soğumasına sebep olursunuz. Okul, ceza verilen bir yer olarak gösterilmemelidir.
13. Çocuğunuz okula gitmemek için ne kadar gözyaşı dökerse döksün buna teslim olmayın. Bir kez teslim
olmanız bundan sonraki tüm çabalarınızı başarısız kılacaktır. Bilin ki sizden koptuktan en geç 5 dakika
içerisinde gözyaşları son bulacaktır.
14. Okul ortamının disiplinli ve kurallı ortamı bazı çocukları sıkabilir. Evde her isteği yerine getirilen ve kural
tanımayan çocuk, okulda bu isteklerinin yapılmadığını ve kuralların olduğunu gördüğünde okuldan
soğuyabilir ve ev ortamını özleyebilir. Bu yüzden çocuğu 3 yaşından itibaren çok küçük de olsa bazı
kurallarla disipline etmek gerekir.
15. Okuldaki görevlilerden yardım isteyebilirsiniz. Bu konuda siz değerli velilerimiz Okul Psikolojik Danışma ve
Rehberlik Birimi’ nden destek alabilirsiniz.
Tüm bunlar yapılıp, öğretmen ve aile işbirliği kurulduktan sonra da okula uyum sağlamakta zorlanan
çocuklarla karşılaşılabilmektedir. Bu durumda problemin altında farklı bir kaygı olabilir. Okula uyum sürecinde
sürenin uzaması ve problemin devam etmesi göz önüne alınarak ailenin ve çocuğun profesyonel destek alması
gerekebilir.
Son olarak vurgulamak isterim ki hiçbir isteklerine karşı koyamadığınız, her ağlamalarında telaşa kapıldınız
biricik çocuklarınızdan ayrılmak, sizler için de zor bir süreç olsa da yuva ortamı psikososyal gelişimleri adına onlara
sunabileceğiniz çok önemli bir fırsattır.

Kaynak:

http://miniklerakademisi.org/icerik.asp?haberID=10

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *