Month: March 2017

Vega Okulları Anaokulu Bahçeşehir’de 2017-2018’de Hizmete Giriyor!

Bu domain (www.bahcesehiranaokulu.com) satılıktır. Fiyat bilgisi ve İletişim için: domainbul@outlook.com

KAYNAK: http://www.vegaokullari.k12.tr/bahcesehir_anaokul.aspx

VEGA Anaokulundan Güne Merhaba…

VEGA Anaokulunda güne Sardunya Catering’in hazırladığı zengin, besleyici ve sağlıklı bir kahvaltı ile başlarız. Kahvaltı sonrası sınıfımıza dönerek günümüzü planlamak üzere çember zamanına katılırız.

Eğitim programımızda sorgulama, öğrenmenin doğal parçasıdır. Günümüzü planlamanın önemini küçük yaştan itibaren öğreniriz. Tüm öğrenme ortamlarımız bunun üzerine kurulmuştur.

Okul öncesi programımızda eğitim-öğretim dili İngilizce ve Türkçedir. Her sınıfta bir Türkçe bir de İngilizce sınıf öğretmeni ortak olarak dersleri yürütürler.

Programımız 6 temel gelişim alanına yönelik etkinlikler içerir. Bu etkinliklerde öğrencilerimiz, toplumda değer gören ve güvenli bireyler olmayı, işbirliği içinde çalışmayı, akademik etkinliklere karşı olumlu bir tutum geliştirmeyi ve uygun sürelerde etkinliklerini tamamlamayı öğrenirler. Öğrencilerimiz bu temel becerilerini geliştirerek birer lider olma yolunda ilk adımlarını atarlar.

Atölye Çalışmaları

Anaokulumuzda GEMS Eğitimi

GEMS Eğitimi dünyada farklı ülkelerde eğitimcilerin buluştuğu bir editörler topluluğu tarafından anaokulu 3 yaştan başlayan 12. sınıf öğrencilerini kapsayan Fen Bilgisi ve Matematik derslerinde yapılan bir uygulamadır. Sorgulama ünitesinin açık uçlu ana fikrinden yola çıkarak ilgili bilgi temasına uyan çalışma öğretmen tarafından seçilir ve sınıfta öğrencilerle birlikte eğitim anlayışıyla uygulanmaktadır.

Fen ve Matematik Atölyeleri

Sayı bilinci, ölçme kavramı, şekil ve uzam kavramlarına yönelik faaliyetlere katılarak matematiksel düşünce becerisi kazanırlar.

Bilim Eğitimi

Yaşadıkları dünya ve içinde bulundukları çevreyi inceleyerek ve gözlemleyerek doğa bilimlerini öğrenirler.

Yeteneklerin Keşfi

Müzik ve Sanat Atölyeleri

VEGA anaokulunda öğrencilerimizin kişisel gelişimine önem verir ve onların ufuklarını açarak ileri bilgi düzeyine ulaşmalarını sağlamaya ve yeteneklerini ortaya çıkarmaya çalışırız. Çocuklar ince ve kaba motor becerilerine yönelik oyunlar oynar ve kendilerini ifade etme yöntemleri ararlar.

ORFF Eğitimi

ORFF eğitimi çocukların hareket, oyun, müzik ve dans konusunda aldıkları eğitim şeklidir. Sınıflarımızda öğrencilerimizle birlikte hareketten dansa, oyundan müziğe geçişler yaparak ders işlemekteyiz. Derslerimizde melodik ve vurmalı ORFF enstrümanları / çalgı aletleri kullanmaktayız. Öğrencilerimizin kendilerini ifade ederken rahat oldukları konumu bulmaları için istasyon çalışmalarıyla onlara bu fırsatı tanıyoruz.

Beden Eğitimi – Jimnastik

Beden Eğitimi ve Jimnastik derslerimizde öğrencilerimizin fiziksel gelişimlerinin yanı sıra, sosyal ve duygusal gelişimlerini, öz bakım, düşünme ve iletişim becerilerini geliştirmek üzerine kurulu bir programımız vardır. Bireysel sporlar ile özsaygısını artıran, kendine güvenen; grup oyunları ile de paylaşmayı bilen ve daha sosyal olabilen öğrenciler yetiştiriyoruz.

Öğrencilerimize farklı spor branşları ile vakit geçirmelerini sağlayacak olanakları ve fiziksel koşulları sağlayarak denge koordinasyonu gelişmiş, hayata daha heyecanla bakan, mutlu ve yaşam kalitesi yükselen çocuklarla daha keyifli bir okul süreci yaşıyoruz.

Görsel Sanatlar

Görsel Sanatlar dersinde amacımız, öğrencilerimize sanatsal ortamlar sağlayarak onların duygusal ve sosyal gelişimine katkı sağlamak ve özgüven kazandırmaktır.

Görsel Sanatlar öğretmenimiz eşliğinde her yaş grubu öğrencilerimizle, gerçekleştirilen Görsel Sanatlar derslerimiz bu faaliyet için oluşturulan Resim Atölyemizde uygulanmaktadır.

Sanat etkinlikleri çocuğa, yeni arkadaşlıklar kurmayı, paylaşmayı, işbirliği yapmayı ve yardımlaşmayı öğretir.

Sanat etkinlikleri öğrencilerimizin; çevresine duyarlı olmasını, hayal güçlerini kullanmasını, hoşlandığı ve hoşlanmadığı şeyleri fark etmesini, kendilerini ifade etmelerini sağlar.

3-5 yaş öğrencilerimizde Görsel Sanatlar dersi psikolojik açıdan çocuğu bizlere tanıtmaya yarayan bir araç olduğu gibi, onun zekâ, kişilik ve yakın çevre özelliklerini yansıtan bir ifade aracı olarak da büyük bir önem taşır.

Küçük yaşlarda, sözcüklerden daha güçlü bir anlatım aracı olan Görsel Sanatlar, bizlere çocuğun iç dünyası ve büyüme süreci hakkında önemli bilgiler verir.

VEGA Okullarında Rehberlik Servisi

VEGA Okullarında Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Servisi, her öğrenci için özel, kişisel ve sosyal gelişim değerlendirmesi yapmaktadır. Temel amaçlarından biri çocuğun gelişim takibini yapmak, diğeri ise yaşanan zorlukları soruna dönüşmeden tespit etmek ve önlemeye destek olmaktır. Kısaca, okulumuzdaki rehberlik anlayışını “Gelişimsel ve Önleyici” olarak tanımlayabiliriz. Bu doğrultuda Rehberlik Servisi, öğrencilerin;

Kendilerini tanımalarına,

Sağlıklı bir öz benlik geliştirmelerine,

Kendine-başkalarına saygılı olmalarına,

Sosyal, duygusal, bilişsel ve fiziksel alanlarda gelişmelerine,

İlgi alanlarına ve yetenekleri doğrultusunda gelişmelerine yardımcı olmayı,

Kariyer planlamasına başlamayı hedeflemektedir.

VEGA Okullarında, velilere de çocuklarının gelişim dönemlerini daha iyi anlamaları ve onlara olumlu destek olmaları için yıl içinde seminerler yapılmaktadır.

VEGA Anaokulunda Dil Öğrenimi

Anaokulumuzda dil öğrenme diğer öğrenmelerden soyutlanan ayrı bir disiplin değildir. Sosyal ve kişisel gelişimin bir parçası olmasının yanı sıra, okulumuzdaki dil öğrenimi akademik, bilişsel gelişim ve bilginin yapılandırılması için çok büyük önem taşır. Kültürlerarası anlayışı destekleyen uluslararası eğitim kavramı için birden fazla dilde iletişim kurabilmek temeldir.

———————————————————————————–

*Fotoğraf Temsilidir.

KAYNAK: http://www.vegaokullari.k12.tr/bahcesehir_anaokul.aspx

Anaokulu Uyum Süreci (Bahçeşehir Anaokulları, Bahçeşehir’deki Kreşler)

Bu domain (www.bahcesehiranaokulu.com) satılıktır. Fiyat bilgisi ve İletişim için: domainbul@outlook.com

Okul öncesi eğitim ; çocukların
zihinsel, bedensel ,duygusal ve sosyal
gelişimlerini sistemli bir ortam
içerisinde daha iyi sağlayan ,onlara iyi
alışkanlıklar ve davranışlar kazandıran
yeteneklerinin gelişmesine yardımcı
olan bir eğitim dönemidir. Yaz tatili
bitti ve okullar açıldı. Okul öncesi çocukların okula
uyum sağlamakta güçlük çektikleri
görülmektedir. Anaokulu ,çocuklar için
yeni bir sosyal ortamdır anaokulu
öğrencilerinin bu yeni sosyal ortama
alışması daha zor bir süreç
olabilmektedir. Okula uyumsuzluk
doğal bir süreçtir, ancak bu durumun
süresi önemlidir. Çocuk ilk günlerde
okula gitmek, oyun oynamak
istemeyebilir, ancak kısa süre sonra bu duruma alışır. Okula alışma sürecinin ortadan kaldırılması için zamana
ihtiyaç olduğu gibi, aile ve öğretmen işbirliğinin de sağlanması gerekmektedir. Bu durumu yaşayan çocukların
aileleri neler yapabilir:
1. Burada ilk olarak yapılması gereken, ebeveynlerin soğukkanlı, kararlı ve tutarlı davranması, okul ile işbirliği
içinde çocuğun okula uyumunu sağlamak için çaba sarf etmeleridir. Duygusal davranmak çocuğu eve
getirmek, onun uyumunu geciktirir.
2. Çocuğun anaokulunu reddetmesi halinde, annebaba, büyükanne ve büyükbabadan herhangi birinin
çocuktan yana tutumu ona güç verir ve çocuğun tepkisinin büyümesine sebep olur. Oysa çocuğun katıldığı ilk
sosyal kuruma uyumu önemlidir. O yüzden okula gidişin tüm aile üyelerince desteklenmesi beklenir.
3. Çocuk sabahları okula gelmek istemeyebilir, ağlayabilir karnının, başının ağrıdığını söyleyebilir, kahvaltı
yapmaya nazlanabilir. Burada yapılması gereken kararlı olmak, çocuğa başka seçenekler sunmamak
anneanne, babaanne vb. anlayabileceği bir dille kısa ve öz bir şeklide anaokuluna gitmesi gerektiğini
anlatmaktır. Ayrıca anne-babanın, çocuğa tehditle veya sert bir tutumla yaklaşması ya da onu başkalarıyla
kıyaslaması problemin çözümünü zorlaştırır.
4. Çocuğunuza onu okulda bırakıp gitmeyeceğiniz anlatılmalı, belli bir süre kendisini bekleyeceğiniz konusunda
bilgi verilmeli ve bu söze de mutlaka uymalısınız.
5. Çocuk kendisi için neyin iyi ve doğru olduğunu kavrayabilecek durumda değildir ve bu kararları alma görevi
size aittir. Genellikle çocuklar kreş ya da anaokuluna gelene kadar ağlayıp, gitmek istemeyip kapıdan içeri
girdikleri andan itibaren her şeyi unuturlar. Buradaki önemli noktalardan biride okul kapısında ebeveynin
çocukla vedalaşma sürecini çok uzatmayıp mümkün olduğunca kısa tutmaktır. Onu bıraktığınızda çocuğunuz
ağlamaya başlasa bile gittiğiniz konusunda kararlı davranın. Bu süre uzadıkça birbirinizden ayrılmanız
zorlaşacaktır. Onu öpüp Ben şimdi gidiyorum, deyin ve geri geleceğinizi söyleyin. Bunun ne zaman olacağını
onun bildiği terimler çerçevesinde anlamasını sağlayın. Sonra elinizi sallayıp yolunuza devam edin. İyi
olduğunu kontrol etmek için durup arkaya göz atmayın.
6. Uzun süre okulda beklemeniz, sürekli onunla ilgilenmeniz, çocuğunuza ‘istediği an okuldan
çıkabileceği, istediği an onu okuldan alabileceğiniz’ hissini kazandırır. Bu nedenle anne ve baba olarak okulda
beklemeniz uygun değildir.
7. Uyum sorunu yaşayan çocuğunuz okulda geçirdiği süre içinde sık sık ; Acaba evde neler oluyor, arkadaşlarım
ne yapıyor,kardeşim ne yapıyor, annem babam beni özler mi, oyuncaklarıma bir şey olur mu, anneme bir şey
oldu mu, annem kardeşimle ne yapıyor, gezmeye gittiler mi? gibi soruları aklndan geçirmekte ve
kaygılanmaktadır.Anne ve baba olarak çocuğunuzu rahatlatmanız önemlidir.
8. Çocuğunuz, annem beni okula bıraktı ve gitti diye düşünür. Bu durumda çocuğa sürekli; çocuğum sen şimdi
okula gideceksin, ben evde yemek yapacağım, baban gelecek, oyuncaklarını da merak etme gibi telkinlerde
bulunmanız onu rahatlatacaktır.
9. Çocuğun, mümkünse okula bağımlı olmadığı ebeveyni tarafından götürülmesi de ayrılık sürecini daha da
kolaylaştıracaktır.
10. Öğretmeninden yardım isteyerek sınıf içinde anlaşabileceği arkadaşları ile farklı sosyal ortamlar
oluşturulmalıdır. Bunun için sınıftaki arkadaşlarının aileleri ile iletişime geçebilir ve hafta sonlarında
çocukların 1-2 saat bir arada bulunmaları sağlanabilir.
11. Çocuğunuza karşı anlayışlı olmalısınız.”Bebek misin sen, kocaman adam oldun, korkacak ne var?” gibi
bastırıcı yöntemlerden uzak durmalısınız.
12. Çocuğunuz hata yaptığında onu okul veya öğretmenle korkutursanız, çocuğunuzun öğretmeninden ve
okuldan soğumasına sebep olursunuz. Okul, ceza verilen bir yer olarak gösterilmemelidir.
13. Çocuğunuz okula gitmemek için ne kadar gözyaşı dökerse döksün buna teslim olmayın. Bir kez teslim
olmanız bundan sonraki tüm çabalarınızı başarısız kılacaktır. Bilin ki sizden koptuktan en geç 5 dakika
içerisinde gözyaşları son bulacaktır.
14. Okul ortamının disiplinli ve kurallı ortamı bazı çocukları sıkabilir. Evde her isteği yerine getirilen ve kural
tanımayan çocuk, okulda bu isteklerinin yapılmadığını ve kuralların olduğunu gördüğünde okuldan
soğuyabilir ve ev ortamını özleyebilir. Bu yüzden çocuğu 3 yaşından itibaren çok küçük de olsa bazı
kurallarla disipline etmek gerekir.
15. Okuldaki görevlilerden yardım isteyebilirsiniz. Bu konuda siz değerli velilerimiz Okul Psikolojik Danışma ve
Rehberlik Birimi’ nden destek alabilirsiniz.
Tüm bunlar yapılıp, öğretmen ve aile işbirliği kurulduktan sonra da okula uyum sağlamakta zorlanan
çocuklarla karşılaşılabilmektedir. Bu durumda problemin altında farklı bir kaygı olabilir. Okula uyum sürecinde
sürenin uzaması ve problemin devam etmesi göz önüne alınarak ailenin ve çocuğun profesyonel destek alması
gerekebilir.
Son olarak vurgulamak isterim ki hiçbir isteklerine karşı koyamadığınız, her ağlamalarında telaşa kapıldınız
biricik çocuklarınızdan ayrılmak, sizler için de zor bir süreç olsa da yuva ortamı psikososyal gelişimleri adına onlara
sunabileceğiniz çok önemli bir fırsattır.

Kaynak:

http://miniklerakademisi.org/icerik.asp?haberID=10

Eğitimin İlk Adımı Okul Öncesi (Bahçeşehir Anaokulu, Bahçeşehir’deki Anaokulları)

Bu domain (www.bahcesehiranaokulu.com) satılıktır. Fiyat bilgisi ve İletişim için: domainbul@outlook.com

Eğitimin İlk Adımı Okul Öncesi

Bebeklik ve erken çocukluk dönemini kapsayan 0-6 yaşları çocuğun en hızlı gelişim gösterdiği dönem. Yapılan çalışmalar, okul öncesi eğitim alan çocukların okula devam oranlarının ve akademik başarılarının daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Zorunlu eğitimin temelini oluşturan okul öncesi eğitim, çocukların zihinsel fiziksel, duygusal alanlarda gelişimlerini sağladığı gibi yaratıcılığı da ortaya çıkarıyor.

 

Okul öncesi eğitim çocukta özgüven oluşumunu, yaratıcılığın ve üretkenliğin ortaya çıkmasını desteklediği için eğitimin en önemli basamağı. 0-6 yaş aralığının çocukların en hızlı gelişim gösterdiği dönem olduğunu belirten uzmanlar, 1,5-3 yaş aralığındaki çocukların anneli oyun gruplarına katılmasını öneriyorlar.

 

3-6 yaş aralığındakilerin de bireysel farklılıkları göz önünde bulundurarak 5 yarım gün ya da 3 tam gün şeklinde yuva ve anasınıfma gönderilmesini uygun buluyorlar. Çocuğun bilişsel, dil, özbakım becerilerinin gelişmesini sağlayan okul öncesi eğitim, ayrıca okula devam oranlarını ve akademik başarıyı da artırıyor. Peki aileler, anaokulu seçerken nelere dikkat etmeliler? Bu soruyu DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Klinik Psikolog Aslı Kızıltoprak Tuna’ya sorduk. İşte okul öncesi eğitimle ilgili tüm merak edilenler…

 

Okul öncesi eğitimin önemini anlatabilir misiniz?

Çocuklar pek çok temel kavramı öğrenerek bilişsel, dil, özbakım, kaba ve ince motor becerilerini geliştirirler. Bireyselleşirler, sosyalleşirler ve ilkokula duygusal ve akademik anlamda daha hazır bir şekilde başlarlar. Yapılan çalışmalar, okul öncesi eğitim alan çocukların okula devam oranlarının ve akademik başarılarının okul öncesi eğitim almayan çocuklardan daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bir genelleme yapmaksızın, her çocuğun kendine özgü yetenekleri, kişisel özellikleri ve gelişim farklılıkları olduğunu göz ardı etmeden, edindiğimiz tecrübeler herhangi bir okul öncesi eğitim deneyimi olmayan çocuğun, ilkokula başlama sürecinde gerek anneden ayrılma konusunda gerekse akademik anlamda zorlanabileceğini göstermiştir.

 

Çocuklar kaç yaşında okulla tanışmalı?

Eğitim doğumla başlayan ve ömür boyu devam eden bir süreç. Bebekler doğduklarında ihtiyaçları olabilecek tüm bilgi birikimine sahip değiller ve beyin henüz gelişimini tamamlamamıştır. Bebeklik ve erken çocukluk dönemini kapsayan 0-6 yaşları çocuğun en hızlı gelişim gösterdiği dönem. 0-3 yaş arası çocuğun annesi ya da temel bakım veren kişiyle kurduğu ilişki, yaşadığı deneyimler, etkileşimler, duygusal fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması ve güvenli bağlanmanın oluşumu, onun sağlıklı gelişimi için ilk adımları oluşturmakta. İkinci yılla birlikte çocuklar zihinsel, fiziksel, duygusal alanlarda gelişim göstermeye başlar, kaba motor gelişimleriyle birlikte hareketlilik kazanır, çevrelerinde olup bitenle ilgilenmeye ve bunlara tepki göstermeye başlarlar. Bu nedenle, 1,5-2 yaş ve 3 yaş döneminde çocuklar anneli oyun gruplarına katılabilirler. Burada pek çok alanda bilgi ve beceri kazanırken aynı zamanda yaşıtlarıyla sosyalleşme imkânı da bulurlar. Bu dönemde güvendikleri ve sevdikleriyle bir kişiyle bu tarz etkinliklere katılım, onlara en sağlıklı öğrenme ve deneyimleme fırsatını verecektir. Daha sonraki dönem olan 3-6 yaşlarında, çocuktan çocuğa değişebilecek bireysel farklılıkları da göz önünde bulundurarak 5 yarım gün ya da 3 tam gün şeklinde yuva ve anasınıfına gidilmesini önerebiliriz.

 

Çocuklara okul öncesinde nasıl bir eğitim verilmeli?

Okul öncesi eğitim çocuğu zihinsel, fiziksel, duygusal açıdan besleyebilmeli, etkileşimlere fırsat vererek çocuğun sosyalleşmesini desteklemeli. Çocukta kalıtımsal olarak var olan özellikleri ortaya çıkartabilmeli. Her çocuğun “biricik” olduğunu unutmadan, bireysel farklılıkları, gelişim özellikleri, kişisel özellikleri, yetenek ve becerileri göz önünde bulundurması önemli. Çocukta özgüven oluşumunu, yaratıcılığın ve üretkenliğin ortaya çıkmasını destekleyen, aile ve eğitimcinin içinde olduğu, kaliteli bir eğitim programının sunulduğu güvenilir bir kurum olmalı.

 

Aileler anaokulu seçerken nelere dikkat etmeli?

Çocuğunuzla birlikte onun ilgi alanları ve beklentilerine göre kurumların listesini çıkarın. Sonrasında; okulla ilgili olarak şu soruların cevabını araştırın:

 

Okul mevcudu, sınıf mevcudu?

Sınıflara kaç öğretmen düştüğü?

Özel bir eğitim sistemleri var mı?

Ulaşım nasıl sağlanıyor? (ev-okul arasındaki mesafe özellikle küçük çocuklar için önemli)

Bir psikolog ya da psikolojik danışman var mı?

Güvenlik önlemleri ve hijyen (sınıflar-tuvalet-mutfak) koşulları yeterli mi?

Eğitim materyali yeterli mi? Oyuncaklar tahtadan mı plastik mi vb.?

Spor ya da sanatsal faaliyetler var mı?

Yemekler nereden nasıl temin ediliyor?

Tuvalet eğitimi veriyorlar mı?

Eğitimcilerin disiplin anlayışı nasıl?

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı mı?

Okul velilerden neler bekliyor?

Maddi olarak bütçeye uygun mu?

Bu yanıtlar sonrasında okullar arasında karşılaştırmalar yapmak, en uygun olanın seçiminde kolaylık sağlayacaktır. Bunların sonucunda hem çocuğun hem de velinin okulu beğenmiş olması ve güvenmesi de önemli.

Kaynak:

Eğitimin İlk Adımı Okul Öncesi